HİCRET
Allah'ın selamı hidayete tabi olanlara olsun

Hoş geldiniz lütfen üye olunuz.

Allah (c.c) size bu dünyada ve ahirette af ve afiyet versin amin.

Üç konuda müslümanın kalbi kin tutmaz, Allah şu üç şeyden dolayı sizden hoşnut olur hadisleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Üç konuda müslümanın kalbi kin tutmaz, Allah şu üç şeyden dolayı sizden hoşnut olur hadisleri

Mesaj  odsu Bir Salı Ocak 18, 2011 9:48 pm

Resûlüllah (s.a.v.), Abdullah b. Mes'ûd, Zeyd b. Sabit gibi fakîh sahabenin rivâyetiyle Sünen'lerde geçen meşhur bir hadîste şöyle buyururlar:«Üç konuda müslümanın kalbi kin tutmaz, hıyanet etmez :
Amellerde ihlâs,
devlet adamlarına nasihat (onları irşâd ve ikaz edip desteklemek) ve
cemâatten ayrılmama.
Çünkü onların duası çepeçevre kuşatır»
(İbn Mâce, Mukaddime 18, Menâsik 76; Ebû Dâvud, İlim 10; Tirmizî, İlim 7; Dârimî, Mukaddime 24; Ahmed İbn Hanbel Ill /225, lV/80, 82, V/183.)

Ebû Hûreyre (r.a.)'den gelen mahfuz bir hadîste de şöyle buyurulur:«Allah şu üç şeyden dolayı sizden hoşnut olur:

Yalnızca O'na kulluk edecek, hiçbir şekilde şirk koşmayacaksınız,
Allah'ın ipine toptan sarılacak, fırka fırka bölünmeyeceksiniz ve
Allah'ın işinizi tevdi ettiği kimselere nasihat edeceksiniz».
( Muvatta', Kelâm 20; Müslim, Akzıye 10.)

Bu hadîste üç özellik birarada zikrediliyor. İhlâs, ülü'l-emre (devlet adamlarına) nasihat etmek ve cemâat'ten ayrılmamak. Bu üç özellik, dinî esasları, Allah ve kul haklarını içine alıyor; dünya ve âhiretle ilgili işleri düzenliyor.

Bunu şöyle açıklayabiliriz:
Haklar, Allah hakkı ve kul hakkı diye ikiye ayrılır. Allah'ın üzerimizdeki hakkı, O'na kul olmamız ve hiçbir şeyi O'na ortak koşmamamızdır. Bu yukarıdaki hadîslerin birinde geçiyor.

Kul hakları da ikiye ayrılır. Bunlar, 1. genel, 2. özel haklardır. Herkesin kendi anne ve babasına itaat etmesi, hanımına, komşusuna karşı vazifeleri, özel haklardan olup dînin fürû'unu teşkil eder. Çünkü bazan bu vazifelerin farz olması mükellef bir kimseden düşebilir. Getirdiği maslahat da ferdîdir. Genel haklarda insanlar, idare edenler ve edilenler diye ikiye ayrılır. İdare edenlerin hakkı, kendilerine nasihat edilmesi, idare edilenlerin hakkı ise cemâat'ten ayrılmamaktır. Çünkü iki tarafın maslahatı da, elbirliği etmeleriyle tamamlanabilir. Sapıklık üzere de birleşmezler. Din ve dünya maslahatları, birleşmelerinde ve Allah'ın ipine toptan sarılmalarındadır. İşte bu özellikler dinin aslını teşkil eder.

Müslim'in, Temîm ed - Dârî (r.a.) 'den rivayet ettiği bir hadîste bunlar açıklanmıştır.
Resûlüllah (s.a.v.) buyurur ki:

«Din, nasihat (samimiyyet ve öğüt vermek)'tir, din nasihattir, din nasihattir.

— Kime ya Resûlâllah, dediler. Buyurdu ki: Allah'a,Kitabına, Resulüne, müslümanların idarecilerine ve idare edilenlere»
(Müslim, İmân 95; Buhârî, İman 42.)

Allah'a, kitabına ve Resulüne karşı samimî olmak Allah'ın hakkıdır ve hiçbir şirk koşmadan yalnızca O'na kulluk etmek demektir. İdare edenlere ve edilenlere karşı samîmiyyet ise, idare edenlere nasihat etmek, cemâat'ten ayrılmamaktır. Çünkü cemâat'ten ayrılmamak, topluma karşı samimî olmaktır. Özel samimiyyet ve nasihat, herkesin kendisiyle ilgilidir, bu bazı durumlarda söz konusu olur, hepsini bütünüyle belirlemek imkânsızdır.
avatar
odsu
ilim ehli

Mesaj Sayısı : 99

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz