HİCRET
Allah'ın selamı hidayete tabi olanlara olsun

Hoş geldiniz lütfen üye olunuz.

Allah (c.c) size bu dünyada ve ahirette af ve afiyet versin amin.

HZ MUHAMMEDİN KİŞİLİĞİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

HZ MUHAMMEDİN KİŞİLİĞİ

Mesaj  sürgün Bir Perş. Ocak 20, 2011 6:37 pm

Bu dünya her sahada büyüklüğünü göstermiş binlerce insana şahit olmuştur. Bir kısmı mührünü tarih sayfalarına da bastırmıştır. Nice büyük bilim adamları, filozoflar, krallar, savaşçılar, fatihler gelip geçmiştir. Hepsi de bir şekilde bulundukları toplumda insanları etkilemiştir. Ancak hiçbirinin etkisi ebedi kalmamıştır. Böyle adamlar insanların hayatlarının bazı yönlerine etki etmiş ancak her yönüne etki edememiştir. Hayatı tümüyle etkileyen yalnızca Allah’ın Rasülleri olmuştur. Hayatın her anına adalet ve iyiliği hakim kılmışlardır. Toprak ve ülkelere değil insanların kalplerine hükmetmişlerdir. Günümüze kadar pek çok insan geçmiş fakat hiç birinin hayatı tüm teferruatlarına kadar bilinmemektedir. Hatta peygamberlerden bile bir çoğunun hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Tarihe hayatı tamamiyle kaydedilen tek peygamber H.z. Muhammed (s.a.v.) dir. H.z. Muhammed (s.a.v.) in hayatı her yaş ve meslekteki kadın – erkek bütün insanlık için ideal bir örnektir. O’nun öğretileri cami içinde kalmadı aynı zamanda şahsi ve sosyal ilişkilerde insanlara doğruyu öğretti.

Çocukluğunda süt ailesinin yanında çobanlık yaptı. Mekke de aile ve komşularının sürülerini güttü. Geçimini sağlamak için tüccarlık yaptı. Evlendi çocuk sahibi oldu. Medine de devlet başkanı oldu. Hakimlik, komutanlık, yöneticilik yaptı.

H.z. Muhammed (s.a.v.) tüm hayatıyla gelecek nesillere tecrübeleriyle örnekler bırakmıştır. Kur’an ın emrettiği her şeyi herkesten çok benimsemiş, reddettiği her şeyi herkesten çok reddetmiştir. Çok eza çekmesine rağmen kimseye eza vermemiştir. Kur’an H.z. Muhammed (s.a.v.) i şöyle anlatır : “ Andolsun ki sizin için, Allah’ı ve ahireti arzu eden ve Allah’ı çok anan kimseler için Allah’ın elçisinde en güzel bir örnek vardır.” Ahzab 21

H.z. Muhammed (s.a.v.) anlamak için hayatının her yönünü ele almak lazım :

1-Nezaket : Yüzünde daima ışıldayan bir parlaklık ve neşe ifadesi vardı. Abdullah b.Amr’ın rivayetine göre Rasulullah (s.a.v.) adet üzere kullanılan hiçbir kötü sözü ağzına almamıştır. Onunla özel olarak görüşmek isteyen birisi olduğunda o yanından ayrılmadıkça yüzünü ondan çevirmezdi. Ashabıyla sohbet ettiğinde hiçbir zaman ayrıcalıklı bir yere oturmazdı. Hatta yabancı misafirler gelse Peygamber’in kim olduğunu anlayamazlardı. İnsanları selamlamada hep o önce davranırdı. Sıkıntılı olduğunda kaba veya sertleşip bağırmazdı. Ağzından hiç kaba, kötü bir söz çıkmamıştır. Bir hadisi şerifinde şöyle buyurur : “İçinizde en iyi olanınız şahsiyet ve ahlak olarak en iyi olanınızdır.”

2 – Şefkat : “O vakit Allah’tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın ! Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi.” Al-i İmran 159

Rasulullah (s.a.v.)’in yumuşak tabiatı ile genç, yaşlı, kadın, erkek herkese kendini sevdirmişti. Etrafında hem çocukken hem gençken şefkat ve yakınlığı ile tanınmaktaydı. Enes (r.a.) şöyle anlatıyor : “Ben Allah Rasulünün (s.a.v.) yanında on yıl hizmet ettim. Bana bir defa dahi ‘ayıp’ ‘şunu niye yaptın’ ‘şunu niye yapmadın’ dememiştir. Savaşlarda esirlere dahi çok merhametli ve şefkatli idi.
O’nun fakirleri kolladığı kadar hiç kimse kollamamıştır.
O’ nun çocukları sevdiği kadar hiç kimse sevmemiştir.
Kölelere karşı çok merhametli idi. Ashabına “onlar sizin kardeşlerinizdir ; yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin” derdi. Köleler kendilerine köle denmesinden utanıyordu. Ashabına onlara “oğlum” veya “kızım” diye hitap etmelerini tavsiye ederdi.
Kadınlara karşı o zamanlar çok kötü muamele edilmekteydi. H.z. Muhammed (s.a.v.) onlara erkekler kadar şeref ve değer vermiştir. O’nun iyi huyu ve nazik davranışı yüzünden kadınlar O’na soru sorarlardı. O’da onlara çok hoşgörülü bir şekilde cevaplar verirdi.
Hayvanlara karşıda aynı şekilde iyi niyetli davranırdı. Arabistan’da develerin boynuna genellikle bir halka takılırdı. Bu uygulama Rasulullah (s.a.v.) ile son bulmuştur.

Allah rasulü (s.a.v.) “Şefkat gösterene bu dünyada da, öteki dünyada da hayırlar verilecektir. Fakat şefkatten uzak olanlar bu ve öbür dünyada ki hayırdan mahrum kalırlar.” Buyurmuştur.
İbn Mesud’un rivayetine göre Rasulullah (s.a.v.) “ Size kimin Cehennem den Cehennemin de kimden uzak tutulduğunu söyleyeyim mi? Nazik, müşfik, merhametli, cana yakın ve yumuşak huylu herkes” buyurmuştur.

Rasulullah (s.a.v.) akrabalarına karşı da çok iyi huylu ve nazikti. Ebu Hureyrenin rivayetine göre birisi Rasulullah’a sormuş : “Benim üzerimde en fazla hakkı olan kimdir ? “Annen” cevabını vermiş, Adam sonra kim demiş “Baban” cevabını vermiş, sonra kim deyince “Yakın akrabaların” cevabını almıştır.

Düşman ve kafir demez herkese aynı muameleyi yapardı. Bir gün bir yahudinin hasta olduğunu duyunca ziyaretine gitti. Bir gün bir yahudinin cenazesi geçerken saygı ifadesi olarak ayağa kalkmıştır.

Bir gün bazı insanlar Rasulullah’a gelerek müşriklere beddua etmesini istemiş, Rasulullah’ta “Ben dünyaya beddua etmek için değil rahmet olarak gönderildim” buyurmuştur.

3 – Cömert : Allah’ın Rasulü (s.a.v.) tabiatı gereği çok cömert ve hayırsever bir insandı. İnsanların en cömerti ve hayırseveriydi. Fakirlik korkusu olmayacak kadar cömertti. O yardım isteyen herkese yardım ederdi. Bazen bir şey satın alıp satıcıya hediye ederdi.
Hiçbir öğün yemeğini yalnız yememiştir.
Rasulullah (s.a.v.) cömertliğin fazileti üzerinde durmuş ve cimriliği kınamıştır. “ Allah’ın kitabına uyanlar, namazı kılanlar, ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık infak edenler. Asla zarara uğramayacak bir ticareti umarlar.” Fatır 29
Cimriliğin hazin sonuda açıklanmıştır. “ Allah’ın bol nimetinden verdiklerinde cimrilik edenler, sakın bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar, bilakis bu onların bu onların kötülüğünedir. Cimrilik yaptıkları şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ın dır. Allah işlediklerinizden haberdardır.” Al-i İmran 180

Rasulullah’(s.a.v.) ın tüm hayatı cömertlik ve hayır örneğiydi. Enes’in rivayetine göre : Rasulullah (s.a.v.) “Ümmetimden muhtaç olanın ihtiyacını karşılayan biri, beni hoşnut etmiş olur, beni hoşnut eden Allah’ı hoşnut etmiş olur, Allah’ta hoşnut olduğu kimseyi cennetine gönderir.”

4 - Misafirperverlik : Kimse yanından eli boş ayrılmamıştır. İkram etmeyi severdi.

5 - Fedakarlık : İnsanların en fedakarı oydu. Ashabıyla birlikte kerpiç taşıdı, onlarla beraber aç kaldı, herkes bir taş bağlarken o iki taş bağlıyordu. En fazla o çalışıyor en fazla o düşünüyor, en fazla o uykusuz kalıyor, en fazla o infak ediyor, en fazla o ibadet ediyordu. Herkes rahat yataklarda yatarken o yeri geldiğinde hasırda yatıyordu.

6 – Sadelik : Çok sade bir insandı. Devlet başkanı olduğu halde şatafatlı giyinmez uygun da görmezdi. Hiç tereddüt etmeden yere veya taşa otururdu.

7 - Tevazu : Çok mütevazi bir insandı. Ne başarılar ile övünürdü nede kibirlenirdi. Bir seyahatte iken ashab yemek yapmak görevinin dağılımını yapıyordu. Biri odun toplayacak, biri ateş yakacak, biri yemeği yapacak. Rasulullah (s.a.v.) de odun toplama görevini yapacağını söyledi. Ashab karşı çıktıi biz yaparız dediler. Rasulullah (s.a.v.) de biliyorum siz yaparsınız ama ben cemaatle mümtaz bir durumda bulunmaktan hoşlanmam. Böyle insanları Alah’ta sevmez. Buyurmuştur.
Ashabına şöyle söylemiştir. Beni Hıristiyanların isa’yı övdüğü gibi övmeyin.
8 – Haya : Çok iffetli ve utangaçtı. Tam anlamıyla bir namus sembolüydü. Genç kızlardan daha çok haya sahibiydi. Hiçbir zaman yüksek sesle ve yakışıksız bir ses tonuyla konuşmamıştır. Bir mecliste istemediği bir şey olduğu zaman insanların yüzüne karşı bir şey söylemez, ashap Rasulullah (s.a.v.) in bir şeyden hoşlanıp hoşlanmadığını yüzünden anlardı. Rasulullah (s.a.v.) “Haya imandandır ve hayalı olan cennettedir” buyurmuştur.

9 – Samimiyet : Hayatı boyunca çok büyük samimiyetle çalışmıştır. Bütün zamanını, parasını, malını harcarken en ufak tereddüt yaşamamıştır. İnsanların ayaklarına giderken tebliğ için en ufak samimiyetsizlik duymamıştır.

10 – Doğruluk ve dürüstlük : Şüphesiz hiç kimse Allah Rasulü’ ( s.a.v.) nden daha dürüst değildi. O’nun bu özelliği insanları derinden etkilemişti. Kafirler bile O’na el- emin sıfatını takmışlardı. Rasulullah (s.a.v.) bir hadisi şerifinde “Doğruluğunu bildiğiniz bir şeyi söylemenize engel olan insanlarla ilişki kurmayın” buyurmuştur.

11 – Adalet : Rasulullah (s.a.v.) adalet vasfıyla o kadar meşhurdu ki, en azılı düşmanı olan Yahudiler dahi aralarındaki ihtilafları ona getirirlerdi. Allah Teala Kur’an’ı kerimde “Ey inananlar ! Kendiniz, ana babanız ve yakınlarınız aleyhlerine de olsa Allah için şahid olarak adaleti gözetin ; ister zengin, ister fakir olsun, Allah onlara daha yakındır. Adaletinizde heveslere uymayın. Eğer eğriltilirseniz veya yüz çevirirseniz bilin ki, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır.” Nisa 135

12 – Sözünü yerine getirmek : Daima verdiği sözü yerine getirirdi. Neye söz vermişse zamanında yerine getirmiştir.

13 – Azim : Hayatı boyunca amacı uğrunda mücadele etmiştir.

14 – Cesaret : Çok sayıda tehlike ve bela ile aynı anda karşılaşmış, fakat asla herhangi bir zayıflık göstermemiştir. Huneyn vadisinde düşmanın ani saldırısı karşısında kaçışan İslam askerleri karşısında Rasulullah (s.a.v.) tek başına saldırıya karşı koymuş daha sonra toparlanan İslam askerleri savaşı kazanmışlardı.

15 – Latife : Sık sık arkadaşlarıyla şakalaşırdı. Ama şakalarında hiçbir zaman yalan söylemezdi. Enes ten rivayetle “Adamın bir tanesi Rasulullah (s.a.v.)’tan bir deve istemişti. Rasulullah (s.a.v.) de adama bir dişi devenin yavrusunu vereceğini söylemişti. Adamda ben deve yavrusunu ne yapayım deyince, her deve bir dişi devenin yavrusu değilmidir buyurmuştu. Tirmizi

ZADUL MEAD/İBN KAYYIM EL CEVZİYYE

sürgün
ilim ehli

Mesaj Sayısı : 33

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz