HİCRET
Allah'ın selamı hidayete tabi olanlara olsun

Hoş geldiniz lütfen üye olunuz.

Allah (c.c) size bu dünyada ve ahirette af ve afiyet versin amin.

Her Yönüyle Elfâz-ı Küfür

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Her Yönüyle Elfâz-ı Küfür

Mesaj  erkam Bir Salı Şub. 08, 2011 9:48 am

İslâmiyet, müntesiplerinin bütün bir hayatları
boyunca ister itikadı, ister ameli bakımdan dikkat etmeleri lâzım gelen
hükümleri açıklamıştır. Ve bu hükümlerin bazıları riayet edilmeleri veya
edilmemeleri sebebiyle müslümanı MÜRTED; bir diğer ifadesiyle KÂFİR
kılacak mahiyettedir. Onun için müslüman, hayatı devam ettiği müddetçe
sözlerine ve hareketlerine mayınlı bir tarlada dolaşıyormuşçasına dikkat
etmelidir. Ama bunun için de inanmış olduğu esasları en azından sathî,
icmâlî olarak da olsa bilmek mecburiyetindedir. Zira İslâm Hukuku'na
göre CEHALET MAZERET SAYILMAZ. 1) İMAN ESASLARI İLE ALÂKALI KÜFÜR SÖZLERİ: a) ALLAH (cc) Hakkında: Allah'ı büyüklüğüne ve ulûhiyetine uygun olmayan bir şekilde
vasıflamak, isim veya emirlerinden biriyle alay etmek, hafife almak,
Allah'ı yarattıklarına benzetmek, Allah şunu bilir de bunu bilmez,
burada Allah'ın hükmü geçmez, buranın Allah'ı benim, falan Allah'ın
unuttuğu insanlardandır, falan yer Allah'ın unuttuğu yerlerdendir, şu
insanı Allah niye yarattı bilmem ki, Allah şuna verdiği canı alamıyor,
şu işi Allah bile emretse yapmam, Allah beni niye yarattı ki, zira
dünyada hiçbir şey vermedi, Allah cimridir, Allah'tan korkmuyorum, ...
vb. sözleri söylemek küfürdür. b) Peygamberler Hakkında Peygamberlik müessesesini toptan inkâr etmek, peygamberlerin bazısını
kabul edip, bazısını inkâr etmek, onlara ulûhiyet isnadında bulunmak,
peygamberlerin yalan söyleyebileceğinin mümkün olduğuna inanmak,
tevatüren menkul mucizeleri inkâr etmek, onlara sövmek, zina isnadında
bulunmak, alay etmek, hafife almak, mesela-, Efendimiz (a.s.m) için
hakaret kasdıyla "O bir çobandı" demek, şunu Hz. Muhammed (a.s.m) bile
emretseydi yapmazdım, falan Peygamber olsaydı itaat etmezdim, ... vb.
demek küfürdür. c) Melekler Hakkında:
Meleklerin mevcudiyetine inanmamak, onlarla alay etmek, mesela;
"Cebrâil, Mikail de olsa falan kişinin şahidliğini kabul etmem'' veya
birisine "Seni görmek Azrail'i görmek gibi geliyor" demek, ...vb.
küfürdür. d) Kitaplar ve Kur'an-ı Kerim Hakkında: Kur'an-ı Kerim ve Semavî kitabların Allah kelâmı olduğunu inkâr etmek,
Kur'an'ın bir tek âyetini hatta lâfzını, hükmünü inkâr etmek, Kur'an'ı
alay ederek okumak, ona sövmek hükümlerini hafife almak küfürdür. Birçok ehl-i sünnet ulemâsına göre "Kur'an mahlûktur" demek küfür olmakla birlikte bunun aksini savunanlar da vardır. e) Âhiret Hakkında: Âhiret'i ve ona tealluk eden bütün halleri, yani kabir azabını, hasrı,
neşri, hesabı, mizanı, sırat'ı, şefaat’i, cennet ve cehennemi inkâr
etmek, âhirette kâfirlerin azab göreceğinden şüphe etmek küfürdür. f) Kaza-Kader Hakkında: Kaza ve kaderi inkâr etmek, "hayrı Allah, şerri şeytan yarattı, bazı
şeyler Allah'ın takdiri ile olmaz, Allah'ın dilemediğini insanlar
işleyebilir" ...vb.şeyleri söylemek küfürdür. 2) İSLÂM'IN ŞARTLARI İLE ALÂKALI KÜFÜR SÖZLERİ: a) Namaz Hakkında: Beş vakit namazı istihza kasdıyle terketmek, "bugüne kadar kıldım da ne
kazandım, namaz kılarken geçirdiğim vakitler boşa gitmiş, namazdan
bıktım usandım, namaz bana farz değil, hele bir evleneyim de veya hele
bir 40 yaşıma gireyim de o zaman düşünürüz, teravih namazını Ömer icad
etti" ...vb. demek, sadece Ramazan'da namaz kılan birisine "Sair
zamanlarda da kıl" denildiğinde "Ramazan da bir vakte 70 kat sevab
veriliyor, dolayısıyla onlar bu kılmadıklarımı da karşılar" .. demek
küfürdür. b) Oruç Hakkında: Oruç'u inkâr
ve alay etmek, "Oruç bir aydan fazla olsaydı tutmazdım, oruç farz
olmasaydı daha hayırlı olurdu, işte ağır bir ay daha geldi (Ramazan'ı
kasdederek)"... vb şekilde sözler söylemek küfürdür. c) Zekât Hakkında: Zekât'ı inkâr etmek, "bu sıkıntılı ve zahmetli zararı daha ne zamana
kadar ödeyeceğiz, fakire ne diye zekât verecekmişim ki, o da kazansın,
kazanırken beraber mi kazandık, o benim malıma ortak mı" ... vb.
küfürdür. d) Hac Hakkında: Haccı inkâr etmek, "Hacca ne lüzum var, oraya gitmek Araplara para yedirmektir "...vb. şeyler söylemek küfürdür. 3) ÇEŞİTLİ KÜFÜR SÖZLERİ "Zina ve livata helal olsaydı ben işlerdim " diye temenni etmek, hayz
halindeki kadın ile cinsi münasebeti helal görmek, ilim ehliyle
(hocalarla) alay etmek küfürdür. Mesela; birisi sanki hocaymış gibi
yüksek bir yere cübbe ve sarık giyerek oturduktan sonra elindeki uzun
sopayla önünde oturan talebeleri dövse, bu da, buna gülenler de kâfir
olur. Küfür kelimesini ister şaka, ister ciddi olarak öğrenen,
öğreten, konuşan, kâfirlere benzemek kasdıyla yapılan şeylerle de kişi
kâfir olur. Mesela; beline zünnar veya ip, kemer..vs. bağlayarak "bu
zünnardır" dese, veya mecusilerin Nevruz, Hristiyanların Noel bayramını
onlarla beraber veya onlar gibi kutlayan kâfir olur. Harama helal, helale haram diyen, başkasının küfrüne rıza gösteren, büyük günahlarda ısrar eden de kâfir olur.4) GÜNÜMÜZDE ÇOK KULLANILAN KÜFÜR SÖZLERİ Bir makale çerçevesi içerisinde bu sözlerin hepsini ele almak mümkün
değildir. Yalnız bir fikir vermek ve vahid-i kıyasî yapılabilmesi için
bazı misalleri sıralıyoruz. Kur'ân çöl kanunudur, onu Muhammed
kafasından uydurmuştur. Kâbe Arapların olsun, falan yer bize yeter, 14
asır önceki şeylerle bugün millet idare edilmez, Müslümanlık İslâm
âleminin gerilemesine neden olmuştur, onunla bugün hiçbir şey yapılamaz,
o halde bize her hususta Avrupalılara ayak uydurmak düşer, Allah'a
ibadetle vakit öldürmemeli, ben dünyaya yemeye, içmeye, gezmeye ve
eğlenmeye geldim, ibadetle ne işim var, günümüzde faiz helaldir demek,
içki, zina gibi haram olduğu kesin olan şeylere besmele çekerek
başlamak, bu devirde maşallahla, inşaallahla iş olmaz, asır teknoloji
asrı, helalmiş, harammış ben tanımam, haram mal bana daha sevimlidir,
onun kafası şeriatla örümceklenmiş, ben Allah'ın unuttuğu kimselerdenim,
Allah bana bu kadar dert, ızdırap verdi bir de namaz mı kılacakmışım,
çok namaz kıldım, Kur'ân okudum ama hala fakirim, Allah İblise lânet
etmiştir fakat ben etmiyorum, ister Yahudi, ister Müslüman olun, benim
yanımda eşitsiniz (1), kara kaplı kitaba bir bakayım, bütün senadid
(büyükler) cehennemde, fakir fukara cennette benim ne işim var cennette,
Allah şu şu şu isteklerimi versin de sonra alsın namazını orucunu demek
küfürdür. Cima lafzıyla dine sövmek, haramı rızk kabul edip
sonunda (elhamdülillah) demek, imanî meseleler için "beş para etmez"
demek, müslümanlara içki satmayı helâl görmek, haram malı fakirlere
sevap umarak tasadduk etmek, fakirin de haram olduğunu bildiği malın
kendisine verilmesini müteakip hayırla duâ etmesi, Allah'tan başkasına
ta'zim kasdıyla yemin etmek, secde etmek küfürdür. Büyük bir kişinin bir beldeye veya müesseseye gelişi münasebetiyle onun adına kurban kesmek küfürdür (2). Gaybı bildiğini iddia ederek "ben yitik ve çalınmış şeyleri bulurum"
demek. Hatta buna inanmak da küfürdür. Zira gaybı Allah'tan başka kimse
bilmez. Çeşitli belâ ve musibetlere maruz kaldıktan sonra "Allah'ım şunu
şunu şunu verdin, yapmadığın ne kaldı ki?" demek, fasık, sarhoş
birisinin üzerine para saçmak küfürdür. Zira para saçanlar onun haline
rıza gösteriyorlar demektir. Halbuki KÜFRE RIZA KÜFÜRDÜR. Karının kocasına veya kocanın karısına "seninle bulunmaktansa kâfir olsaydım daha iyiydi" demekle -bunu söyleyen- kâfir olur. B) EF'ÂL-İ KÜFÜR: (KÜFRÜ GEREKTİREN HAREKETLER) 1) Puta Tapmak: Puta, güneşe, aya, yıldızlara, ateşe secde etmek ve tapmak küfürdür. 2) Peygamber öldürmek küfürdür. 3) Mushafı pisliğe atmak küfürdür. Hatta buradan hareketle üzerinde
Kur'an'dan bir âyet yazılı kâğıdı da kasten ve bilerek pisliğe atmak
küfür sayılmıştır. 4) Kur'an-ı Kerim 'i def ve ney gibi müzik âletleri ile çalarak okumak küfürdür. Zira burada Kur'an'ı hafife almak vardır. 5) Gayri müslimlerin kilise-havra-katedral gibi ibadet yerlerine ibadet
niyetiyle gitmek ve buralardaki ibadetin başka yerlerde yapılacak
ibadetlerden daha faziletli olduğuna inanmak küfürdür. 6) İbadet kasdıyla herhangi bir şahsa secde etmek de küfürdür. 7) Salib veya hac denilen Hrıstiyanların madalyonunu takınmak küfürdür. 8) Hrıstiyan ve Mecusilerin küfür alâmeti olarak kullandıkları kuşağı,
yine zimmilerin aynı gaye ile omuzlarına attıkları kumaş (giyar)
kullanmak küfürdür. 9) Mecusilerin giymiş oldukları şapkayı (kalensuve) onlara benzemek kasdıyla giymek küfürdür. 10) Sihir yapmak küfrü netice veren davranışlardandır. Sihir meselesini burada uzadıya incelememiz mümkün değildir. Bununla beraber mevzuumuzla ilgili yönünü kısaca açıklayalım: Sihrin te'sir ve hakikati var mıdır, yok mudur? Her ne kadar Mu'tezile
sihrin hiçbir tesiri yok dese de ehl-i sünnet sihrin hakikati ve te'siri
olduğuna hükmetmişlerdir. Her iki grubun delilleri incelendiğinde,
ehl-i sünnet görüşünün tercihe daha lâyık olduğu görülecektir.
Burada işin can alıcı noktası, sihrin te'sirinin ister fayda, ister
zarar olsun kişiye mutlak olarak değil de, ancak ve ancak Allah'ın
izniyle ulaşabileceğidir. Zira sihir zahirî sebeplerden bir sebeptir.
Musebbibu'l Esbâb Hz. Allah'tır O dilerse olur, dilemezse olmaz.
Sihir yapma, öğrenme ve öğretme İslâm âlimlerinin ekserisine göre
haramdır. Zira Kur'an sihri zem makamında zikr etmiştir. Ve Efendimiz
(s.a.v.) Buhâri ve Müslim'de geçen bir hadiste ümmetini sakındırdığı
yedi helâk edici şeyler içinde sihri de saymıştır. Pekâla, sihir
yapan (sâhir) kafir midir, değil midir? Sâhire mutlak olarak kâfir
diyenler olduğu gibi, bir şarta ta'lik edenler, mesela; imana muhalif
inanç, söz ve fiilde bulunması neticesi kâfir diyenler vardır. Bunlardan
birinci gruba İmam-ı Azam, Ahmed b. Hanbel ve İmam-ı Mâlik, ikinci
gruba ise İmam-ı Şâfiî girer Birinci gruba göre, sihirbaz, sihrin
haram olduğuna ister inansın ister inanmasın kâfir olur ve tevbeye
davet edilmeden, hatta edilse bile kabul olunmadan öldürülür. Sihirbaz
kadın ise öldürülmez, hapsolunur ve uygun bir şekilde dövülür.
İmam-ı Şâfi'ye göre, sihir haramdır ama sihirbaz küfrü gerektiren bir
şeyi itiraf ederse o şey sebebiyle öldürülür, yoksa sihir sebebiyle
değil. Fakat, Fıkh-ı Ekber sarihi Aliyyu'l Kârî bu hususta şu açıklamayı
getiriyor ve İslâm'ın hâkim olduğu dönemlerde uygulamada bu merkezde
olmuştur. "Sâhire mutlak mânâda kâfir demek uygun olmasa gerek. Zira bir
sâhir, yapmış olduğu sihri bir insanın helaki, hastalığı, karı-koca
arasını ayırmak için yapsa ve imanın şartlarından birisini inkâr etmese
kâfir olmaz, ama arzı fesada verdiği için kadın-erkek ayırt edilmeksizin
öldürülür. Buradaki illet yeryüzünü fesada vermek, bozgunculuk
çıkarmak, düzen ve nizamı bozmaktır. Fakat sihrin helal oluşuna veya
mutlak tesirine inanırsa mürted olur. Bu noktada ise erkek öldürülür,
kadın öldürülmez. Zira illet irtidadtır. Netice olarak sihir
yapan, müslüman, zimmi, hür, köle ne olursa olsun, sihir yaptığını
itiraf eder veya şahidlerle sabit olursa öldürülür. Sihrin
tesirine inanmaya gelince, daha önce de belirttiğimiz gibi hiç Allah'ın
iznini hesaba katmadan, sihre mutlak olarak inanan mü'min mürted olur.
Meselâ; sihirbaz her istediğini yapabilir, büyü yaptırdım bunun
tesiriyle karı-koca birbirinden ayrıldı, büyücüye gittim ben daha birşey
söylemeden herşeyimi bildi... vb. sözleri söylemek küfürdür. Ve bütün
bunlarla düşüncede Tevhid'in dışına çıktığı ve yeryüzünde fesadı netice
verdiğinden dolayı kadın bile olsa öldürülür. 1) Kâhinlik de
küfürdür. Kâhinler gaybi bildiklerini çalınan ve kaybolan malların
yerlerini bulabileceklerini, ister yıldızların doğuş batışı ile isterse
başka şekilde ileride olacak hâdiseleri bildiklerini iddia eden
kimselerdir. Halbuki gaybi Allah'tan başka kimse bilmez. Peygamberlerin
ileride olacak hâdiselerden haber vermesi ise (haşa) kehanet yoluyla
değil, vahy yoluyladır. Netice olarak kim gaybi bildiğini iddia ederse
"falan sene altınlarım çalındı, cinci hocaya gittim buluverdi" derse
veya buna benzer şeyler söylese, yıldız falına, el, kahve falına
doğruluğuna itikad ederek baksa, baktırsa karşılığında para verse,
hasılı bir kâhine gidip onun dediklerini tasdik ederse mürted olur ve
öldürülür.İRTİDADIN TESBİTİ VE SONRASI: İrtidad hâdisesi ve İKRAR ile veya ŞEHADET ile sabit olur. Bunu
müteakip mürted üç gün hapsedilir. Ve bu müddet içerisinde tevbe etmesi
tavsiye ve telkin olunarak şüpheleri izaleye çalışılır. Eğer düşünmek
için mühlet isterse veya tevbe etmesi umulur ise on günlük bir müddet
verilebilir. Ama bu şekilde bir muamele yapmak şart değil belki
mustahsendir. Zira mürted olan şahıs İslâm'ı tanımış, ona vâkıf
olmuştur. Bu açıdan yeniden dine davet edilmesi sözkonusu değildir. Bu müddet sonunda tevbe edip, İslâm'a tekrar dönerse hiçbir ceza
verilmeksizin, salınır ama tevbe etmeyip reddinde ısrar ederse
öldürülür. Öldürülen mürted yıkanmaz cenaze namazı kılınmaz ve müslüman
kabristanına gömülmez. Mürtedin tekrar dine dönmesi ise, kelime-i şehadet getirmesi ve küfre düştüğü noktadan teberri etmesi ile mümkün olur. İrtidad eden kişinin nikahı ortadan kalkar. Binaenaleyh tevbe ederek
tekrar müslüman olsa dahi tecdid-i nikah yapmak zorundadır. Burada şunu
vurgulamak lâzım. İrtidad eden kadın ise talak vaki olmaz, ama erkek ise
ulemânın ihtilafıyla birlikte esas olan görüş bir talak-ı bain'in vâki
olacağı merkezindedir. Mürted olan ana-babanın çocukları irtidad
etmeden doğdu ise müslüman, sonra doğdu ise ana-babalarma tâbi olarak
mürted sayılırlar. Mürtedin ibadetlerine gelince, önceden yapmış
olduğu bütün ibadetleri boşa gider. Yalnız bunlardan namaz ve oruc'u
müslumanlığa döndükten sonra kaza etmemekle birlikte hac'cını kaza eder.
İrtidad halinde iken geçirdiği ibadetleri ise ibadet ile mükellef
olmadığından dolayı kaza etmesi gerekmez. Bütün bunların arkasında tevbeleri kabul edilmeyen ve öldürülenler de vardır:TEVBESİ KABUL EDİLMEYENLER: 1) İrtidad etmeyi âdet haline getirip, tekrar tekrar mürted olanın, 2) Peygamberlerden birine dil uzatmak suretiyle kafir olan müslümanın (3). 3) Ez. Ebû Bekr ve Hz. Ömer'e veya bunlardan birine dil uzatanın, 4)Sihir yapan ve sihrin tesirine mutlak olarak inanmak sebebiyle mürted olanın, velev ki kadın bile olsa (4) 5) Zındık'ın, (5) 6) Adam boğmayı âdet haline getirenin, 7) Kâhin 'in, 8) İnsanları ilhad'a (sapıklığa) dâvet eden mulhidin, 9) Bütün haramları mubah sayan ibahilerin. 10) Münafıkların, tevbeleri kabul edilmeyip öldürülür.NETİCE: Ana hatları ile tesbite çalıştığımız bu mevzûda bütün müslümanlar
olanca gayretlerini sarfetmeli ve telafisi mümkün olmayacak şeyleri
söylememeli, davranışları yapmamalıdır. Çünkü bu gibi şeyler dünyevî ve
uhrevî hiçbir cezaî müeyyideye bağlı olmayan şeylerde yani "Ahlâk
Kuralları" çerçevesi içinde olsa, kısaca hatalı söz kalb ve gönül kırma
karşısında bir özür dileme ile maddi bir hata, dikkatsizlik neticesi
kırılan, yarılan şeyi tazmin etmekle problem kolaylıkla hallolunabilecek
iken, üzerinde hassasiyetle durduğumuz ve bütün müslümanların da
durmalarını, davranışlarına aksettirmelerini arzu ettiğimiz mesele hiç
de o cinsten değildir. O halde inancımızın gereği olan kâide ve
prensiplerimize alabildiğine vâkıf olup, hayatımıza onları hayat
kılalım. Gayret bizden TEVFİK ALLAH'tandır.
1) Zira onun küfrüne rıza gösteriyor. 42) Zira bu davranışla onu
Allah'a ortak koşmuş olur. Çünki kurban kesmek bir ibadettir ve neticede
sevab umularak sadece Allah için kesilir. 3) Zira bu kul hakkıdır,
tevbe ile ortadan kalkmaz ve hadden öldürülür. 4) Sihr konusunu ef'al-i
küfür bölümünde incelemiştik. 5) Zındık küfrünü gizleyip, Hz.
Peygamber'i kabul eden ama insanları zındıklığa davet eden kişidir. Bu,
tevbe etmeden önce yakalanırsa veya yakalandıktan sonra tevbe etse bile
tevbesi kabul edilmeyip öldürülür.
Ahmet Yakutcan



avatar
erkam
Admin

Mesaj Sayısı : 258

Kullanıcı profilini gör http://hicret.benimforum.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz