HİCRET
Allah'ın selamı hidayete tabi olanlara olsun

Hoş geldiniz lütfen üye olunuz.

Allah (c.c) size bu dünyada ve ahirette af ve afiyet versin amin.

SIRP LEYLA MİHAYLOVİÇ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

SIRP LEYLA MİHAYLOVİÇ

Mesaj  sebil Bir Salı Tem. 13, 2010 9:37 pm


Sırbistan'da bir cami açılışına katılan Türklerin yanına yaklaşan genç hanım "Dininizi merak ediyorum, bana Sırpça Kur'an bulabilir misiniz?" diye sorar. Kendisine temin edilen Kur'an-ı Kerim'i okuyup bitirince Müslüman olmaya karar verir.

Ardından da ilk Ramazan'ını geçirmek için İstanbul'a gelir. 28 yaşındaki Sırp Leyla Mihayloviç burada bir Müslüman ailenin yanında misafir olarak kalıyor. Bugün yani Kadir Gecesi'nde Fatih Müftülüğü'nde ihtida belgesini alacak. 6 ayda hayatı değişen Leyla, "İslam dininin kadına verdiği değer çok etkileyici. Ayrıca Müslümanlar çok temizler. Bizim ülkemizde kadına fazla değer verilmiyor." diyor. Kur'an'da kendisini en çok Duha Sûresi'nin etkilediğini anlatan Leyla Mihayloviç, "Duha Sûresi hayatımı değiştirdi. Allah'ın beni ne kadar çok sevdiğini ve verdiği nimetleri çok iyi anladım." diye konuşuyor. Ülkesine döndükten sonra da dinini en iyi şekilde yaşamaya çalışacağını ifade eden Mihayloviç, bu konuda ailesinden de destek gördüğünü vurguluyor.

İslamiyet'ten bahsederken gözleri parlıyor Leyla'nın. Ezan sesi duyduğunda gözleri doluyor. İslam'ın hayata bakışını nasıl değiştirdiğini "Artık eskisinden çok daha mutlu ve huzurluyum." sözleriyle özetliyor. İstanbul'a gelir gelmez ilk olarak gittiği Sultanahmet Camii'nde hissettiklerini dile getirmeye sözcükleri yetmiyor ve 'muhteşemdi, mükemmeldi' diyebiliyor. Kıldığı namazdan, tuttuğu oruçtan duyduğu hazzı sevinçle anlatıyor.

İslamiyet'teki düsturlar çok hoşuna gitmiş Leyla Mihayloviç'in. İçkinin, domuz etinin yasak olması, yardımlaşma, temizlik, dürüst ve doğru olma gibi ahlaki erdemler onu çok etkilemiş. Subotica Camii'nin açılışında tanıştığı Müslümanların yaşantısının yıllardır sürdürmeyi hayal ettiği hayat tarzı olduğunu ifade eden Leyla Mihayloviç şöyle konuşuyor: "Gördüm ki alkol almıyorlar, domuz eti yemiyorlar, gazinoya gitmiyorlar, çok temizler ve en önemlisi de kadına değer veriyorlar." Sırbistan'da yerel bir televizyonda program yapan Mihayloviç, ülkesinde bir vakıf kurarak dinini anlatmayı, dini, dili, ırkı ne olursa olsun herkese yardım etmeyi planlıyor. Mihayloviç, İslam dininin şartsız olarak herkesi kucakladığını vurguluyor.

93-DUHÂ SÛRESİ
Mekke döneminin başlarında, Fecr sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, birinci âyetinde geçen “sabahın aydınlığı, kuşluk vakti” anlamına gelen “ed-Duhâ” kelimesinden almıştır. 11 âyettir.


Fecr sûresinden sonra bir süre vahiy kesilmişti. İman ile küfrün mücâdele ettiği bir dönemde, gücünü Allah’tan alan Peygamber için vahyin kesilmesi, onun yapayalnız kalması demekti. Öte yandan, bunu fırsat bilerek “Rabb’i Muhammed’i terk etti!” diyen inkârcıların şamataları, onun üzüntüsünü bir kat daha artırıyordu. Peygamber, işlediği bir kusur sebebiyle Rabb’inin onu cezâlandırdığını düşünerek üzüntülü bir halde beklerken, hem ona Rabb’inin hoşnutluğunu ve ikramlarını bildirerek yüreğine su serpen, hem de kıyâmete kadar gelecek müminleri dünya ve âhiret nîmetleriyle müjdeleyen mübarek Duhâ sûresi nazil oldu:
Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla!
Beni yoktan var edip üstün yeteneklerle donatan ve kulluk göreviyle yeryüzüne göderen sonsuz şefkat ve merhamet sahibi yüce Rabb’imin adıyla, O’nun verdiği güç ve yetkiye dayanarak ve yalnızca O’nun adına okuyor, söylüyorum:
Ey inanan insan; ey kâfirlerin sıkıntıları karşısında zaman zaman yılgınlığa kapılıp Rabb’inin rahmetinden ümit kesecek duruma gelen Müslüman! Tüm gücünü toparlayarak yeniden ayağa kalk; Rabb’inin şu muhteşem lütuf ve nîmetleri şâhittir ki, O kendi yolunda mücâdele eden fedâkâr kullarını asla sahipsiz, yardımsız bırakmayacaktır:
1-Müminlere ışıl ışıl, apaydınlık bir geleceği müjdeleyen sabahın aydınlığına;
2-Ve vahiyden yüz çeviren inkârcıların, bir kâbus gibi insanlığın başına sardığı, fakat Kurân’ın gündeme gelmesiyle birlikte her geçen gün karanlığı biraz daha azalarak durulmaya yüz tutan geceye andolsun ki;
3-Rabb’in seni terk etmedi, ey Muhammed; ve sana darılmadı da! Zaten hiçbir zaman darılmamıştı; tam aksine, seni dâimâ en büyük nîmetleriyle el üstünde tutmuştu.
4-Öyleyse, asla ümitsizliğe, yılgınlığa kapılma; çünkü senin için her sonraki aşama, dâimâ bir öncekinden daha iyi olacaktır. Sen günden güne, halden hâle, ileriye doğru dâimâ hayır mertebelerini aşarak yükselecek ve sonuçta, âhiret hayatında en büyük saâdete nâil olacaksın.
5-Böylece, Rabb’in sana özlediğin o mutlu günleri bahşedecek ve sen de O’nun sınırsız lütuf ve ikramıyla hoşnut kalacaksın. Bunun isbatı olarak, geçmişine dönüp bir baksana:
6-Rabb’in seni, daha dünyaya gözlerini açmadan babasını, altı yaşındayken de annesini kaybetmiş çaresiz bir yetim olarak bulup da, güçlü ve şefkatli kollara emânet ederek bağrına basmadı mı?
7-Seni kitaptan, imandan haberi olmayan (42-Şura: 52) yol bilmez bir kişi olarak bulup da, Kurân’la tanıştırıp doğru yola iletmedi mi?
8-Seni ihtiyaç içinde bulup da, gerek helâl kazanç imkânları sağlayarak, gerekse gönlünü zenginleştirerek, başkalarına muhtaç olmaktan kurtarmadı mı?
9-Öyleyse, ey yetim Peygamber; sakın incitme yetimi!
10-Ve asla azarlama, herhangi bir konuda senden soru sorup bilgi isteyeni ya da yardım isteyeni! Ona yardım elini uzat, eğer gücün yetmiyorsa, tatlı bir üslûpla özür dile, fakat hiçbir zaman onu kapından kovma!
11-Ve inanan kullarımı ilâhî ikram ve lütuflarla müjdeleyerek, Rabb’inin şimdiki ve gelecekte vaadettiği nîmetlerini -özellikle de Kurân nîmetini- anlat!
“Allahu Ekber; bu ne büyük bir nîmet, bu ne büyük bir iltifat, ya Rab!”



avatar
sebil
ilim ehli

Mesaj Sayısı : 78

Kullanıcı profilini gör http://my.opera.com/myhicran/blog/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz